Olaylar eli avucuna sığmayan minik Feride’nin üzerinden geçiyor . Küçük yaşta annesini bir hastalık ,babasını ise şehitlikten kaybetmiştir . Bir Fransız okulunda okumuştur . Arasıra Besime teyzesinin yanına gelip kuzenleri Necmiye ve Kamran ile oynar .Büyüdüğünde Kamran ile evleneceği gün nikahtan kaçar . Zeyneller Köyünde muallimlik yapar . Okulun üçüncü günü küçük bir kız okula gelir . Üstü başı gıttık pırtıktıktır . Adı Münise olan bu kızı evlat edinir . Uzun bir zaman sonra Feride ile Kamran evlenir . 
Gizemli kapı
Bu kitabı beğendim çünkü , çok fazla macera var . Kitap Kadir ve arkadaşlarının yaşadığı olayları anlatıyor . Kitabı ilk başta okuyunca sıkıcı geliyor ama sonrasında eğlenceli bir hal alıyor !
Yazar : Yaşar Bayraktar
Kahramanlar : Kadir ,Mehmet ,Nadir , Özlem teyze ve kızları
Zaman : Bir hafta sonu
Olay : Gizemli kapı ve ardı
Ana fikir : Başkasının evine izinsiz girmemeliyiz .
İstanbul : Madalyonun Laneti
Emre ödevleri nerdeyse hiç yapmayan bir çocuktu . Bir gün öğretmenleri onlara :
” İstanbul’u anlatan bir kompozisyon hazırlayın ” dedi
Emer eve gelince annesine ona verilen ödevi anlattı . Annesi hafta sonu meşgul oduklarını ona İstanbul’u gezdiremeyeceğini söyledi . O gün Emre’nin gıcık kaptağı Mine onlara geldi . Ve o anda Emre’nin yanı başına bir Mart’ı kondu ve Mine’yle onu bir İstanbul gezisine çıkardı . Acaba devamında ne oldu ?
Bruni’nin Avlusu
Su Ay, okulda karne aldıktan sonra yaz tatiline başladı. Yaz tatilinde bir tiyatro hazırlamayı düşünüyorlardı, bir gün Su Ay çok açken, ekmek hiç ekmek yoktu. Su Ay da ekmek almaya gitti. Evine giderken, birisine çarptı, o da sınıf arkadaşı Eray’mış. Sonra Su Ay evine gitti. Bir kaç gün sonra sahneye çıktılar ve gösteriyi yaptılar.

Sessizlik Torbası
Emre bir gece yatağında yatarken, pencereden ses ve kelimeler duymuş ve bunların bazıları kötü imiş. Emre tüm kelimeleri bir torbanın içine doldurdu ve dünyada hiç ses kalmadı, hiç bir şey konuşulamadı.
Günler geçti Emre’nin attığı ilk kelime besmele idi, İkinci gün attığı aşktı ve Üçüncü gün de merhamet. Ertesi gün hiç kelime atmadı.
Bu arada sokakta aç bir köpek torbayı parçalayıp içinden kemik yazısını aldı. Ve tüm kelimeler etrafa saçıldı.

KİRPİNİN BAHAR KONSERİ
Kirpi çok heyecanlıydı, her gün konserine hazırlanıyordu.Tüm ağaçlara kağıt asıyordu ve kağıtta şöyle yazıyordu: ” 3 Nisan büyük çınar altındaki muhteşem bahar konseri bekliyorum saygılarımla “. 3 Nisan gelmişti. Bütün orman büyük çınar altındaydı. Kirpi geldi şarkıyı yapıcakken bir sorun çıktı. Kimisi de kirpi dilinden anlamıyordu, bir tek aslan anlıyordu. Aslan söylerken aslanın sesini duyunca herkes kaçtı.

Fatih Sultan Mehmet ile bir gün
Gece olmuştu Murat bir türlü ödevini bitiremedi. Fatih hakkında hiç bir şey bilmiyordu. Anahtarını çıkardı ve Fatih in dönemine gitmek istiyorum dedi.Ve kendini istediği dönemde buldu . Murat bir Yeniçeri buldu . Yeniçeri Murat ‘ı Fatih’in yanına götürdü . Sonra İstanbul’u Fethettiler .

Fatih Sultan hakkında 4 şey
— Edirne’de doğdu .
— Akşemseddin adlı bir öğretmeni var.
— 6 dil biliyordur .
— 2 . Murat babası , 1. Selim torunu ve 2. Beyezid’de torunudur .
Köroğlu
Koca Yusuf babasıydı . Adı ise Ruşen Ali idi . Bolu beyi babasının gözlerini kör etmişti . Artık lakabı Köroğluydu . Babasıyla bir atları vardı . Cılız ,sümklü yani atsan atılmaz satsan satılmazdı . Ama bir gün olup çok çaba ve emek sayesinde güzel bir kırat olmuştu. Artık babasıyla onun için bu topraklardan göçme zamanları gelmişti. Yoksa Bolu Beyi kırat ‘ı alıp onu kullanıcak omlarında kellesini kesecekti .
O yüzden kaçtılar ama Bolu beyi bunu fark etti ve arkalarından Reyhan Arab adında çok kudretli bir askerini gönderdi . Ama baba oğul ondan da kaçtılar .
Artık babasının ölme vakti gelmişti . Öldü . Ölmeden öncede ona şuraya bir han kur kervan kes ve ünlü bir adam ol demişti . Ama o Telli Nigarsız yapamazdı . Bakalım telli nigar için ne yapacaktı ?
En İyi Arkadaşım
Greougar küçük bir erkek çocuğuydu . Gabriel her sabah 6 ‘ da onların evinin önünden geçiyordu . Ardından Greougar ile Gabriel çok iyi arkadaş oldular .
İkiside gemi maketlerinden çok hoşlanırdı . Gabriel genç iken gemi maketleri yapardı . Gregougear bunu duyunca onlara gitmek istedi . Ama annesi hiç izin vermedi . Uzun bir zaman boyunca iki arkadaş görüşemedi . Guegouar veannesi birlikte fırına gittiklerinde çocuk Gabriel ‘ in öldüğünü öğrendi . Çocuk çok üzülmüştü . Birkaç gün sonra evlerine Gabriel in kızı geldi. Ve Çocuğa Gabriel in gemi maketlerini verdi .
ÖMER
Gökçeada
Biz geçen hafta Çanakkale’nin Gökçeada adasına gittik . Orası çok eğlenceliydi . Rum köylerini gezdik . Onlardan biri de Zeytinli . Hala aktif bir şekilde yaşanılıyor . Adamların çoğu Türkçe biliyor ama biraz garip konuşuyorlar . Mesela ben bir kafede adama ılık su alabilir miyim dedim , adam önce “soğik ” dedi , bende hayır ılık istiyorum dedim . Adamda ilik dedi bende evet dedim. Yani biraz komikti . Başka Gökçeada ‘da gezilecek biryer Lazkoyu var .Aşağıda resmini görebilirsiniz .
Orası resimdekinden daha kalabalık . Ama Deniz çok açık ve güzel . 👍🏻. Ayrıca Deniz taşlık değil kumluk . Yani orada kumdan kale 🏰 yapmak çok mümkün . Bunların dışında Gökçeada ‘ nın merkezinde bi ‘ yer kafe adında minik bir kafe var . Ev yapımı yemekler ve çeşit çeşit tatlılar var . Yani cheskek mi ne ondan da var . Neyse benden bu kadar tatilinizin keyfini bozmayayım . Hadi iyi geceler 😴🌙💤😘!