Bu hikaye büyükanne Frida nın küçük evinde geçiyor. Bu hikayeyi beğendim çünkü çok maceralı bir kitap.
Eleştirmek gerekirse, kurbağa ile beraber hırsız avında olmamasını tercih ederdim.

Ayşe
Bu hikaye büyükanne Frida nın küçük evinde geçiyor. Bu hikayeyi beğendim çünkü çok maceralı bir kitap.
Eleştirmek gerekirse, kurbağa ile beraber hırsız avında olmamasını tercih ederdim.

Ayşe
Arabayla atladık Samsun’a geldik. Her sabah teyzemlere indim,her gün Nil ile oynadım çok mutlu oldum. En güzel vakti Nil ile beraber havuza girerek geçirdim.En çok anneannemin yaptığı köfteli çorbayı sevdim. Benim için çok güzel bir tatildi.
💖AYŞE💖
Ben bu yaz tatilinde iki farklı yere gittim.1’si Fethiye 2’si ise NG Afyon
Villaya gittik orada havuz vardı hemen havuza girdik.Havuzda el topu oynadık ve 2 tane denize girdik denizde çok eğlendim.Fethiye‘yi çok sevdim.Sonra NG Afyon’a gittik orada havuzlarda kaydıraklar var idi orada bir gün kaldık çok eğlendim. En çok NG Afyon’u sevdim
Yazım bu kadardı
AYŞE💝💖💕💞
Bu yaz tatili başında 2 yere gittim Fethiye & NG Afyon.
İlk Fethiye’den başlayacağım.Fethiye’de bir villa kiraladık tam 5 gün orada kaldık.Havuzu ve jakuzisi vardı 2 farklı denize gittik,Fethiye’de çok eğlendim
NG Afyon’a gelirsek orada ise bir gün kaldık açıkçası ben orada daha eğlendim birden fazla havuzu ve 3 Aqua park vardı ve bayağı büyüktü
Yazım bu kadardı
ÖMER
(Bu metinde özet yerine kitap bana ne düşündürdü,ne hissettirdi,en güzel yanı,en kötü yanı ve çıkardığım dersten bahsedeceğim)
Öncelikle hayatımda okuduğum en güzel kitap diyebilirim.Bu kitabı okurken üzüldüm,sevindim,öfkelendim ve şaşırdım ;aldığım dersler ise hainliğin berbatlığı,sadıklığın önemi,merhamet ve arkadakileri geride bırakmama
En İyi Yanı=Janos Boka’nın ordusunun savaşı kazanması.
En Kötü Yanı=Ernós Nemecsekin acı çekerek ölmesi
ÖMER
Denizi çok beğendim. Ayşele kavga ettik ve hiç barışmadık.
Dondurma yedik çok güzeldi🍦. Gökçeada çok güzeldi.💖💝💗💓
Sare💎💕
Denize gittik ama evde hiç bir şey yoktu. Oyuncaklarımı yanında getirmemiştim. Bir de televizyon izledim.
Deniz ve tatil çok güzeldi. En çok uğurlu plajını beğendim, çünkü çok soğuktu. En çok katalpa cafedeki bamya yemeğini beğendim.
Uğurlu’da dondurma yapan bir adam vardı, yaban Mersinli dondurması pek güzeldi.
Ayşe
1) Bu kitapta Mimar Sinan’ın bir sürü eseri var,ama ben bunlardan birkaç tane sayıcam
2.Güzelcekemer
1.Süleymaniye Camii ve Külliyesi
3.Kovuk Kemer
4.Paşa Kemeri
5.Mağlova Kemeri
6. Uzun Kemer kısa bilgi:Uzun Kemer’e 711 metre uzunlukta olduğu için Uzun Kemer demişlerdir.
2)Bu kitabı okumadan önce Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerinin onun yaptığını bilmiyordum fakat birkaç tanesini biliyordum onlardan biride Süleymaniye cami Süleymaniye camiye en son ramazan bayramının bayram namazında gitmiştim ve içerdeki avlusu beni çok etkilemişti külliyesine baktığımda çok güzel desenler vardı Açıkçası çok güzel bir camiydi.
3)Eğer Mimar Sinan günümüzde yaşasaydı ondan depreme dayanıklı konforlu halı sahası olan güzel bir proje tasarlamasını isterdim.
1)Farabi adlı kitapta aklımda kalan şey Farabi’nin ok attığı bölümdür.Çünkü,heyecan arttıran bir bölümdü.
2)Farabi’nin bir icadı yoktur çünkü kendisi bir filozoftur ve felsefe ettiği konuda şudur “Erdemliler Şehri” Erdemliler şehri kısaca şöyledir.Herkesin haklarının korunduğu adalet ve iyiliğe yönelik bir şehirdir.
3)Bence Farabi’nin yaşadığı yıllarda Farabi gibi büyük bir öğrenci olmak çok büyük mücadele ister. Ve biz günümüzde bile neredeyse bunu başaramıyoruz.Biz böyleysek Farabi’yi düşünemiyorum.
NOT:Bence Farabi çok güzel bir kitap tavsiye ederim.

ÖMER.A
Yıllardır okumak istediğim ama ağır geldiği için okuyamadığım Suç ve Ceza’yı yorumlayacağım bu bölümde.
Dostoyevski açıkçası kitabı çok anlaşılır bir şekilde yazmış. Adeta gözümde canlandı Raskolnikov’un küçücük odası, meyhaneler ve Raskolnikov’un düşünerek geçtiği o sokaklar… Kısacası her bölüm aklımda bir film gibi canlandı gözümde. Kitabın özellikle bu bölümüne bayıldım.
Kitabın başında Raskolnikov’u çok sakin, huzurlu, kardeşine ve annesine düşkün biri olarak görüyoruz. O ki kardeşinin evleneceğini belirten mektup gelince çok sinirleniyor ve bu evliliği durdurmak için ne yapması gerektiğini kendini sokaklara atarak düşünüyor. Belki de onun kendisini sokaklara atmasıyla başlıyor her olay. O gün, o meyhaneye girmeseydi aklına kocakarıyı öldürme fikri gelir miydi sizce? Ben bu kısmı açıkçası biraz saçma buldum. Raskolnikov bir meyhaneye gidiyor ve iki adamın kendi aralarında “şu kocakarı ölürse millete çok faydalı olur vs vs” gibi şeyler söylüyorlar ve Raskolnikov hemen kocakarıyı öldürmeyi düşünüyor? Hemde o kadar yardımsever biriyken!
Raskolnikov cinayeti işlemeden önce çok düşünüyor nasıl onu öldürebilir diye ancak vicudu böyle fikirlere alışık olmadığında onu hasta ediyor. Bu kısmı beğendim bunun nedeni ise eğer Raskolnikov hasta olmasaydı ve bilinci yerinde olmasaydı sanırım kitap çok basite kaçardı. Hasta iken bir şeyler sayıklaması diğerlerinin bunu duyup hiç bir şey anlamaması ancak Raskolnikov’u telaşa düşürmesi gayet güzel bir seneryo idi. Yani cinayetin öncesi ve cinayetin sonrası gayet güzeldi.
Raskolnikov kitabın başında; katiller,hırsızlar niye teslim olur, nasıl kendilerini yakaya verirler diye düşünüp diğer suçluları küçümsemişti. Ancak Sonya ile tanıştıktan sonra herkesin iyiliği için suçunu itiraf edip 8 yıl hapis cezası aldı. Bu kısım açıkçası komiğime gitti yani bir işi yapmadan önce o işi yapanları yargılamamak lazımmış!
İşte kitapta böyle bitiyor: Raskolnikov’un ve Sonya’nın o 8 yıllık cezanın bitipte kavuşma isteğiyle…
Buraya gelene kadar biraz özet geçerek kendi fikirlerimi belirttim şimdi ise kısa bir şekilde fikirlerimi belirteceğim:
• Hikayeyi beğendim çünkü yalınlığa yer yoktu her sayfa en küçük detayı belirterek yazılmıştı hatta 1 günün 100 sayfada anlatıldığı bir bölüm vardı!
• Hikayeyi beğendim çünkü aynı zamanda küçük mesajlar veriyor zaten ismindende anlaşıldığı gibi “Suç ve Ceza” . Suçu işedikten sonra ceza bizi bulmazsa biz cezayı buluruz yani ille de cezayı çekeriz. Bu gayet güzel bir ana fikirdi!
• Hikayeyi beğendim çünkü disney kitaplarında olduğu gibi karakterler güzellik algısıyla yazılmamıştı. Örneğin Sonya: çok güzel olduğu söylenemezdi ve çocuğa benzer bir suratı vardı. Yada Raskolnikov’un biraz yakışıklı olduğundan bahsedilmişti: esmer tenli ve esmer saçları olan bir yakışıklı! Başka kitaplarda yakışıklılar Beyaz tenli ya sarı ya siyah saçlı veya mavi gözlü olurlar. Bu kitabın işte burasını çok sevdim: Güzellik algısı yok.
Hikaye hakkında hiç kötü bir düşüncem yok sadece biraz önce belirttiğim gibi Raskolnikov’un öyle birden fikir değiştirmesi komikti. Yani öyle erdemli bir insan sadece meyhanedekileri kendi aralarındaki konuşmalarını dinleyer cinayete başvurması komikti. Ama her şekilde cinayet öyle yada böyle işlenecekti. Bu güzel kitap için teşekkürler Dostoyevski!
Zehra A.