BARBAROS İLE BİR GÜN

Barbaros Hayrettin Paşa 1476 yılında Midilli’de doğdu.Akdeniz’i bir Türk denizine dönüştürdü.Osmanlı devletinden yardım isteyen on binlerce Endülüslü Müslüman’ı gemileriyle kurtardı 4 Temmuz 1546 yılında hayatını kaybeden Barbaros Hayretin Paşa arkasından pek çok zafer bıraktı.Barbarossa diyen İtalyanlar’ın o dediği kelimenin Türkçesi kızıl sakal demek.Yanai gençken kızıl sakalıymış.

Barbaros ile bir gün

EVLİYA ÇELEBİ

Evliya Çelebi, bir seyyah yani her yere seyahat eden birisi.

Bu seyahatlerinde gittiği yerlerde not almış ve bir kitaba dönüştürmüş. Bu kitabın adı da seyahatname.

Ben evliya Çelebi’nin yerinde olmak istemezdim çünkü Karadeniz’de üç gün dalgaların arasında bir tahtanın üzerinde kalmış.

Bu kitabı pek beğenmedim çünkü evliya çelebi gibi komik birini daha eğlenceli anlatabilirdi.

Pespembe bir Orman

Kitabı beğenmedim çünkü diğer kitaplardan daha sıkıcı geldi hem de çok.

Kaplanın gözlükleri takıp her şeyi değiştirmesi biraz gıcığıma gitti. Çünkü kendimi aslanın yerine koydum, onun da gıcığına giderdi.

Kitabı arkadaşlarıma tavsiye etmem, onların da gıcığına gideceğini düşünüyorum.

Kaplan gözlüğü takınca ormanı kendisinin sanıyor, insanlar da bazen her şeyi kendilerinin sunabiliyorlar.

PESPEMBE BİR ORMAN

KUŞLARIN ŞARKISI

Bu kitabı hiç beğenmedim, çünkü hayvanları hapsediyorlar ve hasta iken onlara şarkı söyletmeye çalışıyorlar.

Bülbülün uçmayıp karganın üstünde şehre gitmesi ilginçti.

Kitabı okurken hayvanlara kötü davranıldığı için çok sinirlendim.

Kitabı arkadaşlarıma tavsiye etmem çünkü ilgimi çekmedi, arkadaşlarımın da ilgisini çekmez.

Her hayvanın da biz insanlar gibi canı olduğunu bu kitapla bir kez daha hatırlamış oldum.

Resim içinde Çocuk

Kitabı beğendim çünkü neler olacağını merak ederek okudum.

Çocuğa sürpriz paketin gelmesi hoşuma gitti çünkü ben sürprizleri çok severim.

Kitabı okurken heyecanlandım çünkü aklımdaki gibi bir şey olacak mı diye merak ediyorum

Bu kitabı arkadaşlarıma tavsiye ederim, çünkü onlar da benim gibi ne olacağını merak edebilir.

Kaptan çocuğu okula yazdırıyor, dünya da İyilikler de var.

Penguenli Çorabım ve Diğerleri

Bu kitabı beğendim çünkü heyecanlı bir hikaye idi.

Kitabın en önemli yeri eşyaların kaybolması, çünkü eşyalar kaybolunca çok sevindim.

Kitabı okurken heyecanlandım.

Bu kitabı arkadaşlarımın da seveceğini düşünüyorum. sonlara doğru heyecan artıyor.

Bu kitaptan malına sahip çıkmayı öğrendim.

SADAKO

SADAKO 11 yaşında genç ve çok hızlı bir kız çocuğuydu . Japonya’da ailesi ile yaşıyordu . Hızlı koşmasının yanı sıra okulunun en hızlı koşan kişisi olmuştu . Japon’ların her yıl kutladıkları (daha doğrusu andıkları ) bir günleri vardı . Bu gün 9 yıl önce 2. Dünya Savaşı nedeniyle Japonya’ya atılan atom bombasının birlikte götürdüğü ölüleri andıkları gündü . O zamanlar SADAKO çok küçüktü , hatırlayabildiği tek şey büyükannesiydi . O da o gün ölmüştü . SADAKO çoğu şeyin şans getirdiğine inanırdı . Bir gün korkunç bir baş ağrısı ile yatağından kalktı . Her gün bu baş ağrısını yaşıyordu ancak kimseye söylemiyordu . Bir gün okulda koşarken yere yığıldı . Öğretmeni SADAKO ‘nun babasını çağırttı . Ve kız babası ile birlikte hastaneye gönderildi . Bir kaç gün hastanede kalacağını sanıyordu ama yanılıyordu . Ne yazıkki bir gün hastanedeki odasında lösemi olduğunu duydu . Bu 9 yıl önce atılan atom bombası yüzünden olmuştu . Kız kendini ağlamaktan tutamadı . Ailesi o hastanedeysen hep ona destekli oldu . Bir gün hastaneye SADAKO ‘ nun en sevdiği arkadaşı Şiziku geldi . Şiziku , Sadako ‘ nun bu hastalığı yenebileceğini söyledi . Dedi ki ; eğer bin tane oragami yaparsak (kağıttan ) Tanrı’lar seni iyileştirir . SADAKO her gün on tane turna kuşu yaptı . Umudunu hiç kaybetmedi ancak günden güne kötüleşiyordu . 25 Ekim 1955 yılında hayatını kaybeden küçük kızın anıtı 1958 yılında Hiroşima Barış Parkında açıldı .

Ailesi Sadako ‘ya destek olmak için gelince

HHK

Makinalar hayatı kolaylaştırmak için varlar ama bazen hayatı zorlaştırabiliyorlar.

Bir icat yaparken, her şeyi önceden düşünmemiz gerek.

Bu bilgilere homur homurlar kenti kitabından öğrendim.

TOTETA

Hikayede dikkatimi çeken Vali Kaplan’ın kedilerden gelen mektupta “K” harfi olmamasını anlamaya çalışmasıydı. Bu empatik bir hareket.

Empati sayesinde karşı tarafla anlaşıp, iyi bir ilişki kurdular